|
İlçenin TarihçesiRoma döneminde Bizantion'u Hebdomon'a (Bakırköy) bağlayan Via Egnetia yolu bu topraklardan geçiyordu. Bizans döneminde ise Zeytinburnu bölgesinin Hebdomon'un uzantısı olduğu sanılmaktadır. Daha ziyade bir gezinti ve dinlenme yeri olarak kullanılan bu bölge Çırpıcı Çayırı Ayazmasıyla daha 5. yüzyıldan itibaren İstanbul'un en gözde mesirelerinden biri haline gelmişti. Bu civarda bilinen en eski yapı Balıklı Ayazması yakınındaki Panayia Kilisesi idi. Ayrıca Bizans imparatoru I. Basileius (ölm. 886) tarafından Balıklı yöresinde 9. asırda "Piyi Sarayı" inşa ettirilmişti. Yine burada bulunan "Zoohodos Piyi Kilisesi" (Balıklı Rum Kilisesi) ise Meryem Anaya adanmıştı, çeşitli onarımlar ve yıkımlardan sonra 19. yüzyılda yeniden yapılmıştır. İstanbul Belediyesi imar Müdürlüğü'nün 1947 yılında yayımladığı "İstanbul Sanayi Bölgelerine Ait Talimatname" nin İstanbul'da sanayi bölgesi olarak ayrılan bölgeler arasına Zeytinburnu'nu da katması ilçenin kaderini değiştirir. Söz konusu kanunla beraber bölgede hızla sanayi tesisleri inşa edilmeye başlanır. Aynı tarihlerde Balkanlar'dan gelen göçmenler, 1950'lerden itibaren ülkenin çeşitli bölgelerinden İstanbul'a gelenler ve Menderes istimlakleri esnasında Aksaray ve civarında evleri yıkılan vatandaşlarla beraber Zeytinburnu topraklarına yerleşmeye başlamışlardı. Artık bu topraklar hızlı ve düzensiz yapılaşma sonucu mesire olma özelliğini kaybetmeye başlamıştı. Gecekonduların Başlaması 1940'ların ikinci yarısından itibaren Zeytinburnu toprakları insanla dolup taşmaya başladı. İlçenin sanayi bölgesi olarak seçilmesi ve topraklarının ucuz fiyatlarla yerleşime açılmasıyla birlikte, sanayi tesislerinin yanı sıra gecekondular çığ gibi yayıldı. Yoksul insanlar her gece yüzlerce gecekondu yapıyor, böylece her geçen gün binlerce kişi bu yörenin insanları arasına katılıyordu. Bu furya engellenmeyerek gecekondu yapımına göz yumulmuş olundu. Yolsuz, okulsuz, düzensiz, plansız kocaman bir gecekondu kenti kapladı Zeytinburnu topraklarını. Bu gidiş kendine özgü evrelerle 1966 yılına değin süregeldi. Bölge 1957 yılında ilçe olduğunda neredeyse tamamı gecekondulardan oluşmaktaydı. Bu gelişigüzel gidişi önlemek için 30 Temmuz 1966 tarihinde 775 Sayılı Gecekondu Kanunu yürürlüğe girdi. Ama bu yasa da dertlere derman olamadı. Gecekondu yapımı eski hızında olmasa da sürüp gitti. Ama Zeytinburnu son yıllarda geçirdiği değişimle, düzenli ve planlı yapılanması olan bir ilçe olma yolunda önemli adımlar atmaktadır. İlçe iş hayatında da önemini sürdürmektedir. Deri ve tekstil sektörünün kalbi olmasının yanında, birçok önemli fabrikaya da ev sahipliği yapan ilçe, Türkiye ekonomisi için büyük önem arzetmektedir. Zeytinburnu ilçesi 1950'lere kadar doğusu Fatih, batısı Bakırköy ilçesi topraklarında kalan bir yöre olarak yönetilmiş ama bu tarihlerden itibaren nüfusun hızla artması bölgede idari bir düzenlemeyi zorunlu kılmıştır. Bu mecburiyet sonucu 30 Temmuz 1953 tarihinde ilçenin doğu bölgesi Zeytinburnu Bucağı olarak Fatih'e bağlanmış; batı bölgesi ise yine Bakırköy'e bağlı olarak kalacak şekilde düzenlenmişti. İlçede nüfusunun gün geçtikçe artması (1955 sayımında 17.585 olan nüfus beş yıl sonra 1960'ta 88.341 olmuştur) bucak yönetim sisteminin yetersiz kalmasını beraberinde getirdi ve neticede 1 Eylül 1957 senesinde çıkarılan bir yasa ile Zeytinburnu ilçelik statüsüne kavuşmuş oldu ve İstanbul'un 14. ilçesi olarak yönetilmeye başlandı. |
| Sayfa Adresi: |