Havai Fişekler Bomba Gibi Patladı
HAVA FİŞEKLER BOMBA GİBİ PATLADI Maytap atölyesi ruhsatsız Ruhsatsız maytap atölyesinde başlayan yangın, 4 kez mühürlenen kot imalathanesine sıçradı. Havai fişekle ve buhar kazanları pes peşe patladı. Yangını izlerken öldüler İlk patlamanın ardından binada yangın çıktı. Ölenlerin 8'ini, bu yangını izlemek için otoparkta toplanan meraklı işçiler oluşturdu. Hasarlı binanın kirişleri kesilmiş Facianın boyutunu, işyerlerini genişletmek için kirişlerin kesilmesi yükseltti. Patlamaların ardından deprem hasarlı 5 katlı bina çöktü. Zincirleme facia: 20 ölü İstanbul Davutpaşa'da kaçak üretim yapan bir havai fişek imalathanesinde başlayan zincirleme patlamalar 20 kişinin ölümüne, 17'si ağır 117 kişinin yaralanmasına sebep oldu. Ölenlerin 8'ini ilk patlamayı izlemek için otoparkta toplanan işçiler oluşturdu. Şehrin içinde kalan sanayi bölgesindeki patlamadaki ihmaller zinciri akıllara durgunluk veriyor. İstanbul Valisi Muammer Güler, işyerinin kaçak olduğunu belirtirken, Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın, iş merkezindeki ruhsatsız bir işyerinin 4 kez mühürlendiğini söyledi. "Buna rağmen faaliyetini sürdürünce savcılığa suç duyurusunda bulunduk." diyen Aydın, binada maytap atölyesi olduğuna dair belediye kayıtlannda bilgi olmadığını söyledi. İddialar bununla da bitmiyor. İstanbul depreminde hasar gören Zeytinburnu'd aki 5 katlı binanın kirişleri kesildi. Fazla kira için dükkân alanlan genişletildi. Durumdan rahatsız olan işyeri sahiplerinin Başbakanlık'a yazdığı mektuba ise 'çevredeki işyerleri yıkılmalı' cevabı geldi. Buna rağmen bir şey yapılmadı. Devamı 18-19'da Basınç, insanları duvarlara savurdu Facianın tanıkları dehşet anlarını şöyle anlattı: "Aşağı inin, demeye kalmadan ikinci patlama oldu, insanlar parçalandı. Binanın duvarları şişti. Basınçtan duvara çarpanlar oldu." Ofay yerinden, arkadaşlarını kaybeden isçilerin feryattan yükseldi. Çöken binanın altından bir işçi 9 saat sonra yaralı olarak kurtarıldı. Havai fişek patlamasıyla çıkan yangın kot atölyesine sıçradı. Buradaki boya kazanlarının infilak etmesiyle birlikte 5 katlı bina yerle bir oldu. Yangını izlerken öldüler Patlamada ölen 8 kişinin, bitişikteki 136 işyerinin bulunduğu Prestij İş Merkezi'nde yangını izleyen çalışanlar olduğu ortaya çıktı. Davutpaşa'daki işhanında meydana gelen patlamanın ardından, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırılan Eyüp Sülük (18), olay anını korku içerisinde anlattı. Eli parçalanan ve kolunda kırıklar bulunan Sülük, gürültü üzerine dışarı çıktı. Kendisi gibi birçok çalışan da Prestij Han'dan, alevlerin yükseldiği hanı izlemeye başladı. Bu şırada ikinci patlamanın olduğunu duydu. Sülük, bundan sonrasını şöyle anlatıyor: "Alevlerin yükseldiği handan tuğla ve metal parçaları yağmaya başladı. Elimle, yüzümü korumaya çalışırken yere düştüm. Bu sırada üzerime de üç dört kişi düştü. Hareketsiz haldeki birini üzerimden kaldırdım." Kaçak havai fişek imalathanesi patladı: 2O ölü, onlarca yaralı İstanbul Davutpaşa'da kaçak üretim yapan bir havai fişek imalathanesinden kaynaklanan zincirleme patlamada, 20 kişi hayatım kaybetti, 117 kişi yaralandı. Daha önce aynı binada ruhsatsız bir başka işyerinin 4 kez mühürlendiği ortaya çıktı. (İstanbul Davutpaşa Çifte Havuzlar Caddesi üzerindeki 5 katlı binada bulunan kaçak havai fişek imalathanesinde dün saat 09.40 sularında patlama meydana geldi. Askeri Finn Sokak'ta, yaklaşık 30 saniye sonra deprem paniği yaşatan ikinci büyük gürültü duyuldu. Bitişik iki binayı etkileyen ve birinin iki katını çökerten patlamanın ardından büyük panik ve çan pazan yaşandı. Fırlayan boru parçalan etrafa saçıldı. İş merkezindeki makineler caddeye düşerken, çok sayıda işyerinin camı kırıldı. Bir işyerinin açık otoparkında ilk patlamada çıkan yangını izleyen 8 vatandaş, ilkinden daha şiddetli olan patlamanın etkisiyle havaya savruldu. 20 kişinin öldüğü, 100'den fazla kişinin yaralandığı olay yerine çok sayıda ambulans ve itfaiye aracı sevk edildi. Bir görgü tanığı, insanların havada uçuştuğunu belirterek manzaranın dehşet verici olduğunu kaydetti. Sivil Savunma Müdürlüğü, İstanbul Büyüksehir Belediyesi ve AKUT'a bağlı kurtarma ekipleri, birçok kişiyi enkaz altından çıkardı. Olay yerinde yaşanan karmaşa müdahaleyi aksattı. Çevik Kuvvet polisi, çevrede geniş güvenlik önlemleri aldı. Yaralılar, Bayrampaşa, Vakıf Gureba, Haseki, Taksim ve Okmeydanı eğitim ve araştırma hastaneleri ile bölgeye yakın birkaç özel hastanede tedavi altına alındı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile birlikte incelemelerde bulunan İstanbul Valisi Muammer Güler, yıkılan binanın 3 ve 4'üncü katlarında kaçak olarak imalat yapılan ya da depo olarak kullanılan havai fişek, meşale ve maytaplann bulunduğu bir bölüm olduğunu kaydetti. Bu bölümün altında boya ve iplik atölyelerinin kazanlarının bulunduğuna dikkat çeken Vali Güler, basınç etkisine yol açan patlamanın, havai fişeklerin bulunduğu bölümde meydana geldiğini dile getirdi. Patlama yerinde kaçak torpil imal edildiğini belirten görgü tanığı Fatih Tekin, "Patlama olduğunda ben yan binanın üst karındaydım. Aşağı baktığımda havai fişek ve torpil kutularının çevreye saçıldığını gördüm. Havai fişeklerin etkisiyle çok güçlü bir patlama meydana geldi. Birçok kişinin de çevreye saçılan vücutlarını gördüm." dedi. Matbaa sahibi Bekir Şahin, "Önce küçük bir patlama oldu. Sonra yüksek sesli bir patlama daha. Çok şükür 20 çalışanımdan ölen olmadı." diye konuştu. Ahmet Ünal adlı görgü tanığı da, "Yan binadaki işyerinin çatışır dan alevler çıktığını gördük. Maçlarda! yanan maytapları andırıyordu." ded Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat A) dm, patlamanın yaşandığı binada 5 işye rinin kaçak çalıştığının tespit edildiğin bunlann sahiplerinin patlamadan som mühürleri söküp kaçtığını belirtti. Patlc manın olduğu binanın 1989'da ruhsal olarak inşa edildiğini bildiren Aydın, b nanın bodrum dahil, 5 katlı ve inşaat ak nının 2 bin 600 metrekare olduğunu ka} detti. Zeyrinbumu Belediyesi ekiplerini yaptıkları denerimde 'kaçak faaliyet gö; teren bir işyeri bulduklarını ve uyan üze rine bu işyerinin 25 Ocak 2008'de ruhs; için başvuruda bulunduğunu' dile getire Aydın, durumun aynca itfaiyeye iletüd ğini kaydetti. Patlamanın meydana geld ği yerde maytap kalıntılarına rastladıkla nnı belirten Aydın, "İmalathaneyi kaça olarak ruhsatlı işyerlerinden biri getirm olabilir." değerlendirmesinde bulundı Başbakanlık'a uyarı yazısı gitmiş Vakıf Gureba Hastanesi'ne sevk edilen yaralılardan Ali Yılmazer, binanın durumuyla ilgili daha önce Başbakanlık, İstanbul Valiliği ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne mektup yazarak uyardığını söyledi. Yılmazer, buhar kazanları ve zemin kattaki kot yıkama atölyesinin kullandığı kimyasal maddelerle ilgili yetkililerin dikkatini çekmeye çalıştığını söyledi. Mektuba, Başbakanlıktan cevap geldiğini belirten Yılmazer, "Bana civardaki bütün binaların yıkılması gerektiği yönünde cevap geldi. Ben bu yazı ile birlikte Zeytinburnu Belediyesi'ne gittim. Ancak hiçbir şey yapılmadı." dedi. 'Binanın kolonları kesikti' iddiası Patlamanın yaşandığı handa 10 yıldır çorap atölyesi işleten Haydar Tayranoğlu (40], tedavi olduğu hastanede facianın göz göre göre geldiğini söyledi. Tayranoğlu, han sahibi Resul K.'yi, hem havai fişek imalatı yapan atölyeden dolayı, hem de daha fazla kira alabilmek için kirişleri kesip dükkanı büyüterek kiraya verdiği için uyardığını anlattı. Han sahibinin oralı olmadığını belirten Tayranoğlu, "Bu kadar insan bile bile ölüme gitti, bina zaten deprem hasarlıydı." dedi. Davutpaşa Merkez Karakolu'na gelerek ifade vereceğini söyleyen Resul K., iddiaları yalanladı. Benzer olayda yargıdan iki yıl! Ümraniye Demirciler Sanayi Sitesi 17. Blok 8 numarada 11 Haziran 2005 tarihinde, kaçak havai fişek deposunda meydana gelen patlamada 6 kişi ölmüştü. Cenk Acar ve işyeri sahibi olarak görünen babası Coşkun Acar hakkında 'dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu ölüme sebebiyet vermek1 suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis istemiyle açılan dava, Üsküdar 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmüştü. Cenk Acar'ı 6 yıl ağır hapis cezasına çarptıran mahkeme, maddi hasarı göz önünde bulundurarak cezayı 5 yıla indirmişti. Babası beraat etmişti. Cenk Acar, sadece 2 yıl hapis yatmıştı. Çiftehavuzlar Caddesi savaş alanına döndü. Çevredeki binalardaki iş makineleri yola fırladı. Şiddetli patlamada enkaz altında kalanlar, Sivil Savunma itfaiye ekipleri tarafından çıkarıldı. Maytap üretilen yerde 1 ton kimyasal madde Patlamanın olduğu işyeri sahibi Selçuk Başlar'ın, 15 yıldır aynı yerde havai fişek işleriyle uğraştığı ve aynı binada dokuma atölyesine de sahip olduğu öğrenildi. Aynı binadaki Irmak Tekstil'de çalışan Recep Kadir isimli bir işçi, imalathane yaklaşık bir ton kimyasal maddenin olduğunu söyledi. Kadir, ilk patlamanın imalathane de olduğunu, yaklaşık iki dakika sonra meydana gelen ikinci büyük patlamanın ise depo kısmında yaşandığını kaydetti. Polis yaptığı aramada, patlamanın yaşandığı binada içlerinde potasyum nitrat, potasyum klorat, sodyum benzoat ve hidrojen peroksitin bulunduğu dört varile ulaştı. Hem dokuma işinde hem de patlayıcı yapımında kullanıldığı belirtilen bu maddelerin Selçuk Başlar tarafından dokuma işi için gümrükten geçirildiği öğrenildi. Başlar'a ulaşamayan Emniyet güçleri Selçuk Başlar'ın yakın bir arkadaşını sorguya aldı. SetçüK Başlar 'Kent merkezinde böyle işyerleri bulunmamalı' Patlayıcı ve parlayıcı madde işyerlerinin sağlık açısından riskler taşıdığını belirten çevre mühendisi Mustafa Şahin, söz konusu depoların yerleşim yerinden belirli bir uzaklıkta olması gerektiğini söyledi. Patlayıcı ve yanıcı ürün imal eden işyerlerinin bir yerde toplanıp şehir merkezine uzaklıkta olması gerektiğine dikkati çeken Şehir Plancıları Odası 2. Şube Başkanı Ali Rıza Nurhan, "Türkiye'de işyeri sahibi keyfî yer seçiyor." diye konuştu. İş Müfettişleri Derneği Başkanı Mehmet Tekelioğlu ise işyerleri denetimiyle ilgili olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nda 270'i teknik konularda denetim yapmak üzere 570 müfettişin çalıştığım vurguladı. 2006 yılında 79 bin 27 iş kazasında bin 601 işçinin hayatını kaybettiğini kaydeden Türk-İş Genel Eğitim Sekreteri Nihat Yurdakul da, Türkiye'de her 100 işyerinden 49'unun ruhsatsız üretim yaptığını belirtti. Sorumlularla ilgili adlî soruşturma başlatıldı Davutpaşa'da 20 kişinin öldüğü patlamaya ilişkin adli soruşturma başlatıldı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca başlatılan soruşturma kapsamında görevlendirilen Cumhuriyet Savcısı Ali Haydaroğlu, olay yerinde incelemelerde bulundu. Olayda sorumluluğu olanların bilirkişi raporlarıyla belirleneceği; ancak süren çalışmalar ve binanın güvenli olmaması sebebiyle şu ana kadar bilirkişi incelemesi yapılamadığı ifade edildi. İstanbul Valisi Muammer Güler, Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah da olay bölgesinde incelemelerde bulundu. Kadir Topbaş, vatandaşların havai fişek ve maytap gibi imalathane ve depo olarak kullanılan yerleri itfaiyeye ihbar etmelerini istedi. Bu kadar büyük işyeri çevresinde böyle bir imalathane veya depolamayı kendilerinin bilmesinin mümkün olmadığını ifade eden Topbaş, "İlçe belediyesinden ruhsat alması lazım. Otokontrol, yurttaşlık görevini beklemekteyiz." diye konuştu. Patlamadan sonra yaralı yakınları hastanelere koştu. Anne Fatma Cesur da, İstanbul Tıp Fakültesi'ne gelerek bilgi almak istedi. Vali Güler ile Belediye Başkam Topbaş'ın önüne çıkan anne, "Oğlumu bulamadım, yardım edin." dedi. Yakınlannca teselli edilen kadın, oğlunu aramak için Bakırköy Devlet Hastanesine gitti. Az sonra Vali Güler, hayatını kaybeden 5 kişinin ismini okudu. Listede, Fatma Cesur'un aradığı oğlu Kadir de vardı. Kadir'in 1,5 yıl önce Beyza adında bir kız çocuğu dünyaya gelmişti. Sertaç D alg a lider e, İstanbul Geride 8 aylık bebeği ve gözü yaşlı eşi Patlamada ağır yaralanan ve kaldırıldığı Haseki Hastanesi'nde hayatını kaybeden Ömer Vural'ın (44) Bayrampaşa'daki evinde matem havası hakim. Eşi Gülsüm Vural (38), evde taziyeleri kabul etti. Vural'ın bir yıl sonra emekli olacağı öğrenildi. Fatmanur isimli 8 aylık bir bebeği olan Vural çiftinin, Berkay (15) ve Koray (8) adında iki çocuğu daha vardı. Patlamada ölenlerden biri de 37 yaşındaki Yaşar Kara'ydı. Kara, 20 yıldır dokuma işiyle uğraşıyordu. Ailesine bağlılığıyla bilinen Trabzon Maçka doğumlu Yaşar Kara'nın 13 yaşında bir oğlu ve 6 yaşında bir kızı vardı. Saatler süren bekleyiş gözyaşıyla son buldu J İstanbul Davutpaşa'da kaçak havai fişek imalathanesinde yaşanan ve 20 kişinin hayatını kaybettiği patlamadan sonra çalışanların yakınları olay bölgesine akın etti. Akşam saatlerine kadar devam eden arama kurtarma çalışmalarını yakından izleyen vatandaşlar, gelecek müjdeli haberleri bekledi. Patlamanın meydana geldiği yapının 4. katındaki çorap imalathanesinde çalıştığı belirtilen 17 yaşındaki Heybetullah Güleç'in babası Filit Güleç de oğlundan haber alamadığını belirterek, enkaz alanına girmek istedi. Polislerce, bir süre içeri girmesine izin verilmeyen baba Güleç, daha sonra polis yetkililerinin kontrolünde enkaz alanına girerek oğlunu aradı. Tüm hastaneleri dolaşan yakınları, Güleç'in ismine ölü ya da yaralı listesinde rastlayamadı. İlerleyen saatlerde açıklanan listelerde Heybetullah Güleç'in adı geçince uzun bekleyiş gözyaşlanna dönüştü. İstanbul Valiliği İl Afet Yönetim Merkezi, patlamada hayatını kaybedenlerin isimlerini açıkladı: Azeri uyruklu Davruz Mamadov ile Hasan Akhun, Orhan Saday, Halit Alkan, Mustafa Tıskaya, Hüseyin Taylanoğlu, Ezgi Şimşek, Ömer Vural, Kazım Misli, Kadir Cesur, Zübeyir Bal, Yaşar Kara, İbrahim Akkoç, Menderes İnal, Mert Ortaç, Heybetullah Güleç ve Nur Tekin. Kendisi yaralı kurtuldu, babası Öldü Patlamanın ardından bir dram da Haseki Hastanesi'nde yaşandı. İstanbul Valisi Muammer Güler İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'a patlama sırasında yaşanılanları anlatan İlhan Nişli'nin aynı olayda babasının da hayatını kaybettiği öğrenildi. Babasının tedavi altında olduğunu zanneden Nişli, birinci patlamadan sonra işhanını terk etmek için harekete geçtiklerini, bu sırada babasının ise üst kattakilere yardıma koştuğunu anlattı. Babasının ölümünden haberi olmayan İlhan Nişli şöyle konuştu: "Ben babama arkadan seslendim: 'Hayır baba yukan çıkma' dedim, ama dinlemedi. Birden üst kattakilerin yardımına koştu. Kısa süre içerisinde ikinci bir patlama yaşandı. Daha sonra bizi hastaneye kaldırdılar." Patlamanın yaşandığı binadaki çorap imalathanesinde çalışan Heybetullah Güleç'in (17) ağabeyi Hakkı Güleç ile babası Filit Güleç, hastaneleri dolaştı; ancak acı haberle yıkıldı. Başbakan Erdoğan: Gereken yapılacak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, olayın meydana gelişinin hemen ardından İstanbul Valisi Muammer Güler başta olmak üzere ilgililerle görüşerek, olayın bütün boyutla nyla soruşturulması talimatını verdi. Başbakanlık Basın Merkezi'nden yapılan açıklamaya göre, Başbakan Erdoğan'ın konuya ilişkin mesajı şöyle: "Bu talihsiz olay, bütün boyutlarıyla araştırılmakta ve ihmali olanlar hakkında gerekli incelemeler yapılmaktadır. Patlamada hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yakınlanna ve ailelerine başsağlığı, yaralılara da acil şifalar diliyorum." Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de İstanbul Valisi Muammer Güler'i telefonla arayarak patlamayla ilgili bilgi aldı. Sanayi ve Ticaret Bakam Zafer Çağlayan ile CHP Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Sevigen, patlama bölgesine gelerek yetkililerden bilgi aldı. Zafer Çağlayan, kriz merkezi oluşturulduğu dile getirdi. Öte yandan DSP İstanbul Milletvekili Hasan Macit ise patlamada çok sayıda kişinin ölmesini Meclis gündemine getirdi. İstanbul, Zaman